Bodrum Gündem
HAMDİ TOPÇUOĞLU

HAMDİ TOPÇUOĞLU

    09.05.2024
    Bodrum Günbatımı Söyleşileri Platformunun Mayıs ayı konuğu Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Ahmet Aras’tı. Başkan Aras, iki saati aşan söyleşisinin ilk bölümünde, Muğla’nın Seydikemer’den Bodrum’a sahip olduğu değerleri, bunların “Dünya Kenti Muğla” mottosunun temel dayanaklarını oluşturduğunu anlattı. Konuşmasının ikinci bölümünde...
    17.04.2024
    Bugün biz köy enstitülü büyüklerimizin yarattığı vahalarda yetişen öğretmen okullular için çok özel gün. Köy Enstitüleri yoksul Anadolu halkının aydınlanma projesiydi. Ağalar beyler, şıhlar şeyhler istemediler. İstediler ki bu halk karanlıkta boğulsun, kendileri halk sırtından sefa sürsünler… Kara günün kararıp...
    25.02.2024
    Kent yöneticiliği, kentlerin kurulmasıyla başlayan bir görev. Eski Yunan’da “polis” şehir demekti. Sözcük, diğer anlamıyla da “vatandaşlar topluluğu” anlamına gelmekteydi. Bu kentler, birçok açıdan bağımsızdı ve her birinin kendine ait bir yönetimi vardı. İslamiyet’tin ilk dönemlerinde kentleri muhtesipler yönetirdi. Muhtesipler,...
    17.02.2024
    “Günbatımı Söyleşileri”nin bu ay konuğu ekonomist Meriç Köyatası’ydı. LVZZ otelinde gerçekleştirdiğimiz söyleşiye katılanlar “örnek ders” niteliğinde bir sunumla bilgilerine bilgi kattı. Köyatası, bize Cumhuriyetin başlangıcından günümüze öyle bir Türkiye panoraması sundu ki keşke gençler de izlese ve ekonominin tarih, siyaset...
    04.02.2024
    Sonunda CHP’nin Bodrum Belediye başkan adayı da belirlendi. Her zaman olduğu gibi özellikle aday belirlemenin merkezden değil yerelden olmasını savunanlardanım. Yeniden söyleyeyim, aday belirlemek ve sorumluluğu yerele bırakmak sosyal demokrasisinin olmazsa olmaz “yerindenlik” ilkesi gereğidir. Günümüz iletişim dünyasında aday belirlemede...
    09.01.2024
    Çocukluğumuzda annem biraz yüksek sesle konuşsam bacağıma bir çimdik atar; kulağıma eğilir; -Usul konuş, diye uyarırdı. Usul konuşmak, alçak sesle, sakin ve tane tane konuşmaktı. Yüksek sesle yapılan her türlü iletişimden hiç haz almamamda, doğru dürüst okul yüzü görmeyen annemin...
    11.12.2023
    Onunla yedi yıl önce bugün Milas dağlarında karşılaşmıştım. Ömrünce şehir yüzü görmemiş ayakları artık yorgun bedenini taşımakta zorlanıyordu. – Bir yardımcı gerek sana, dedim. – İstemem, dedi. Bunca ömrümde kimseden yardım istemedim. – Bugün İnsan Hakları Günü, dedim. O da...
    25.09.2023
    -Bardakçı! Sesi gür, kesin. Dildeki “en az çaba yasa”sını en iyi uygulayanlardan biri olmalı.  Gözleri rıhtımda yürüyenlerde: -Salmakis! -Salmakis, Azka! O seslenirken cümlem yarım da kalsa susuyorum. Beni de laf olsun diye dinlediğinin farkındayım. -Teknenin adı niye Barbaros? -Barbaros’un torunlarıyız...
    17.03.2023
    Bu yazıyı son kitabın için yazmıştım. Dilerim gittiğin yerde de mutluluk saçmaya devam edersin. Üzüntümüz çok. Likya Moru Bir Kadın: Mine Arasan Ne zaman Mine Arasan’la karşılaşsam Frederich Schiller’in o ünlü “Die Ode an die Freude”  “Sevinç Türküsü” şiirinin dizelerini...
    16.03.2023
    “Kurak daha kurak; sulak daha sulak olacak” “Küresel ısınmanın yoğun olduğu yörelerde yağmur yağmayacak mı?” “Yağmurlar uzun aralıklarla, ani sağanaklar halinde yağacak. Seller ve kuraklık bir arada yaşanacak. Küresel ısınma, iklim krizini doğuracak. Bu, daha ağır krizlerin yolunu açacak…” “Mesela?”...
    04.01.2023
    Bu deniz hiç görülmüş değil Bir yanı birdenbire dağ Bir yanı bin bir bük Yeşil ve mavi ışıktan ipliği Böyle bir oya görülmüş değil. Bodrum Gemiciler Derneği’nden güneşin batışını izlerken dilimden İbrahim Ergin’in Gökova şiirinin dizeleri dökülüyor. Arka yakada Körfez,...
    29.12.2022
    İsteyen okuyup uyusun; isteyen uyanıp okusun… Nihayet bu bir masal… Zaman zaman içinde ülkelerin birinde  “umut” ve “hayal” adlı iki genç varmış. Ne zaman darda bir insan görseler hemen imdada koşarlarmış.   İnsanlar pek memnunmuş “umut” ve “hayal”le yaşamaktan. Gel zaman...
    06.12.2022
    Bu günler, yöremizin zeytin günleri. Her zeytinlikte insanlarımız zeytin topluyor. Traktörler, yollarda ya zeytin taşıyor, ya zeytinyağı. Yağhanelerin küresel krizi düşünecek vakti yok. Nice yıldır, zeytin günlerinde buralarda olamadığımdan, ne zeytinliklerde köylülerle yarenlik edebilmiş, ne bir yağ fabrikasına zeytinin yağa...
    30.11.2022
    Şair-i azam Abdülhak Hamid Tarhan’ın dedesi Abdülhak Molla saray hekimiymiş. Bebek’teki yalısı aynı zamanda eczanesiymiş. Giriş kapısında: “Ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı” yazılıymış. Altı liderin açıkladığı Anayasa taslağını bütün sorunlarımızın ilacı bulunmuş gibi sevinç çığlıkları atarak anlatanları dinlerken aklıma...
    21.11.2022
    “Sus!” dedi eşim. “Dezenformasyon yasası var. Bu saatten sonra seni cezaevi kapılarında bekleyemem.” “Vallahi dezenformasyon yapan ben değilim. Sen devlet sırlarını sağır sultana bile enforme  (bilgilendirme) edenlere bak. ” dedim. Bu yüzden çok şey beklemeyin bu yazıdan. Bu öylesine bir...
    03.06.2022
    Kadın, yüreği Filistinli çocukların acısıyla öylesine doluydu ki kürsüde Nazım’dan dizeler okurken ağlıyordu.. “Saçlarım tutuştu önce Gözlerim yandı kavruldu Bir avuç kül oluverdim Külüm havaya savruldu” Oysa şair, Filistinli çocukları görmemişti. “Hiroşima’da öleli Oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında...
    02.03.2022
    O gün, seni doğduğum odada zeytin dalları serpiştirilmiş çarşaflar altında ebedi uykuna dalmış görünce “zeytin yaprağında, ay ışığı dondu” demiştim. Çok çok eskilere gidivermişti belleğim: “Baba bu ne?” “Delice…” Bir dağ yamacındaydık. Hava ayaz. Kazmayı delice köklerine vurdukça ‘Hıhh!’ diye...
    31.01.2022
    Eskiler, şubat ayına “güdük” derlermiş. Şubat, güdük olmasına güdük; ama marifeti çok. Baharı çağırması ne kadar sevindiriciyse sevdiklerimizi alıp gitmesi de o denli acı. Şubat’a bu kez, Anadolu bilgesi Prof. Dr. Şadan Gökovalı’yı yitirerek girdik. Prof. Dr. Şadan Gökovalı, 15...
    25.12.2021
    Haberci kızımız döviz kuyruğundaki yaşlı adama soruyor;  “Siz niçin kuyruktasınız?” Adam;  “Dolar alacağım, diyor. 10 ineğim vardı. Saman oldu 325 lira. Besleyecek halim kalmadı. Daha çok zarar etmeyeyim, dedim; inekleri sattım.”  Anlaşılan adamcağız bu sefer de her gün eriyen o...
    11.08.2021
    Güneş, gecenin yorganını henüz üstünden atamamış. Gökyüzü haza irin dolu dev bir yara. Dünden bu yana yağan küllerle yaprakları kırlaşmış asmalarda çıt yok. Tam da olgunlaşmaya yüz tutmuş salkımlar şaşkın. Bense çaresiz, üzgün dahası öfkeliyim. Bağın içinde bunca zamandır üzümlerini...
    07.08.2021
    Bu sosyal medya bir alem. Son yangınlarla birlikte çamı günah keçisi ilan eden tevatür, bu kez ünlü sunucu Gülgün Feyman ve Prof. Dr. Osman Demircan ağzından yeniden dolaşıma sokuldu. Ne yazık ki yanlış, ünlülerin ya da bilim insanlarının ağzından dolaşıma...
    29.07.2021
    Söylenişinde bile bir derinlik var. Bizi içine çekiveriyor: Gizemli. Çağlar boyunca kırsal yaşama can vermiş, kervanlara durak, şairlere esin kaynağı olmuş. Akşamdan beri yolumu bir şarkı kesiyor. Ümit Yaşar’ın dizeleri, Münir Nurettin’in ezgileriyle nasıl da güç kazanmış. Beni kör kuyularda...
    28.07.2021
    Ensar Muhacir Muhabbeti Deyip Geçelim Mi? Dağlarca,  Kızılırmak Kıyıları adlı şiirinde Anadolu’nun perişan halini anlatır. Ama son kıtada şair duyarlılığıyla umuda sarılır: “Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum, Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil.” der. Aslında “Geçmişin,  gelecekten parlak olmaması” olması...
    16.03.2021
    Size hiç büyük ikramiye çıktı mı? Bana çıktı. Aklınıza hemen şu piyangolar, lotolar, totolar, iddialar, televizyonlarda her gün bir yenisi başlayan zahmetsiz para kazanma ve köşeyi dönmeler geldi değil mi? Değil, değil… Kastım bunlar değil. Üstelik ben, emeksiz kazanmanın mutlaka...
    22.02.2021
    Yugoslavya’nın parçalanma sürecinin başladığı dönemdi. Yurt dışı seyahatlerimden birinde uçakta karşılaştığım bir Arnavut, açtı ağzını yumdu gözünü; mübadele için söylemediğini bırakmadı. Sözün özü adam; “Mübadele, Balkanlar’ın içini boşalttı. Bizler azınlığa dönüştük. Savunmasız kaldık.” diyordu. O dönemlerde AB’de “Göçmen eğitimleri” konusunda...
    16.02.2021
    Giderek erken yatıp erken kalkmalarım sıklaşıyor. Yaşlandığımın en güzel göstergelerinden biri de bu olsa gerek. Gün ışır ışımaz kendimi rıhtıma atıyorum. Kale’yle evimin arası 15 dakika; ama avarelik ediyorum. Bu bahar ülkesinin güzünde yaşamdan yana ne varsa duyumsamalıyım. Bu sabah...
    27.07.2020
    Hani bir meczup “Keşke Yunan galip gelseydi!” demişti ya! Pek kızmıştım… Bir Türk, hele hele hayatın her alanını dinle düzenleme sevdalısı bir Müslüman böyle bir dilekte nasıl bulunabilirdi? Sonra Atatürk’ün halkımız dinini doğru ve iyi öğrensin diye kurduğu Diyanet Kurumunun...
    30.06.2020
    Siz, Çiğiltepe nerededir bilir misiniz? Ya Albay  Reşat  Çiğiltepe adını duydunuz mu? 26  Ağustos 1922. Büyük Taarruz başladığında Çiğiltepe’deki düşmanın sökülüp atılması görevi de Albay Reşat’a verilmiştir. Ancak; “İnat mı inattı Çiğiltepe Yol kesendi Düşmana barınak Piyadelere tuzak Uzaktı topçumuzun...
    17.05.2020
    İki yıl önce bugünlerde bir yazıya “Günlerdir üç meczupla meşgulüz.” diye girmişim. Bugün de benzer bir giriş yapsak yanlış olur mu? Halk, corona nedeniyle evlere tıkılmış, can derdinde. Gençler işsiz; geçim derdinde… Beli silahlı tüm güçler cumhurbaşkanının emrinde… Nasılsa gündeme...
    03.05.2020
    3 Mayıs 1991’de Namibia’nın Windhoek kentinde UNESCO tarafından düzenlenen “Bağımsız ve Çoğulcu Afrika Basınının Geliştirilmesi” konulu konferansta Windhoek Deklarasyonu yayımlanır. 20 Aralık 1993’te, Birleşmiş Milletler, her yıl 3 Mayıs’ı, “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlamayı kararlaştırır. Windhoek Deklarasyonu, bir ülkede...