Sudan’da Korkunç Katliamlar

2 milyondan fazla insan katledildi. XXI’nci yüzyılda bugüne kadar en fazla soykırım ve katliam gören ülke Sudan olmuştur ve aynı zamanda en az konuşulan ülke de yine Sudan olmuştur.

Basında az duyulan ama dünyada şu an işlenen en büyük soykırım ve katliamlar Sudan’da işleniyor. Son iki yılda en az 150 000 kişi katledildi… Daha önce 2003 ila 2005 yılları arasında meydana gelen Darfour katliamında en az 200 000 kişi katledilmişti. 2003’den bu yana resmi olmayan açıklamalara göre en az 2 milyon kişi katledildi ve on milyon insandan fazlası göç etmek zorunda kaldılar.

El Fasher, Sudan’ın Kuzey Darfur eyaletinin başkenti olarak hizmet veren bir şehirdir. Çeşitli çatışmalardan, özellikle de Darfur Savaşı’ndan kaçan mülteciler nedeniyle şehrin nüfusu değişkenlik göstermiştir. 2001 yılında şehrin nüfusu yaklaşık 178.500 iken, 2009 yılında 500.000 olarak tahmin edilmiştir.

2023 yılından bu yana Sudan genelinde bir iç savaş sürmektedir. Bu iç savaş, Abdülfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile daha çok Hemedti adıyla bilinen Muhammed Dagalo liderliğindeki paramiliter Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında yaşanan güç mücadelesinin bir sonucu olarak başlamıştır. RSF, Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir tarafından 2013 yılında, Batı Sudan’ın Darfur bölgesindeki mevcut Cancavid milislerinden oluşturulmuştur. Cancavidler, Darfur’da Fur, Masalit ve Zaghawa etnik gruplarına karşı gerçekleştirilen soykırımın başlıca faillerinden biriydi.

El Fasher kuşatma altına alındı ​​ve ilk büyük savaş Nisan 2023’te gerçekleşti.

Sonraki iki yıl boyunca silahlı kuvvetler arasında birkaç çatışma yaşandı. Mayıs 2024’te şehrin nüfusunun 1,5 milyon olduğu tahmin ediliyordu ve bunlardan en az 800.000’i şehre kaçan göç etmiş insanlardı. Kuşatma boyunca çok sayıda insan Tawila mülteci kampı ve Zamzam mülteci kampı gibi çeşitli mülteci kamplarına kaçtı.

Lakin Zamzam mülteci kampı RSF tarafından yok edildi, 2.000’e kadar kişi öldü ve 400.000 mültecinin Tawila’ya göç etmesine neden oldu.

Ekim 2025’te El Fasher, Sudan Silahlı Kuvvetlerinin Darfur’daki son kalesi olarak kaldı. Tahminlere göre, Eylül ve Ekim 2025 arasında kuşatma nedeniyle şehirde 260.000’den fazla sivil mahsur kaldı.

Bu dönemde, raporlar kötüleşen bir insani krizin varlığını belgeledi.

RSF’nin şehre yönelik yoğun saldırılarının ardından, SAF 27 Ekim 2025’in geç saatlerinde geri çekildi ve şehrin düşmesine yol açtı. 28 Ekim’de el-Burhan, SAF’nin şehirden çekildiğini doğruladı. RSF’nin “geniş çaplı bir tarama operasyonu” olarak nitelendirdiği şehre yönelik baskın sırasında grup, ele geçirildiği sırada şehirde yaklaşık 260.000 sivilin bulunuyordu.

Katliam

RSF’nin 27 Ekim’de şehri ele geçirmesinin ardından, yerel örgütler, uluslararası STK’lar, Birleşmiş Milletler ve bağımsız izleme grupları da dâhil olmak üzere çok sayıda kaynak, silahsız sivilleri hedef alan bir infaz dalgası bildirdi. Raporlara göre, çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere 2.000’den fazla kişi infaz edildi.

Yukardaki rakam çok çelişkili, çok daha fazla olduğu iddia ediliyor.

Bu infazlar arasında, RSF savaşçılarının yaya, deve veya araçla gerçekleştirdiği ev baskınları da yer alıyordu. Siviller, yerinden edilmiş aileler için kurulan barınaklarda, hastanelerde ve evlerde ve çevresinde öldürüldü. Görgü tanıkları ve sağlık personeli, sivilleri kasıtlı olarak hedef alan saldırılarda insansız hava araçları, toplar, silahlar ve kırbaçların kullanıldığını bildirdi.

Videolarda, militanların sivilleri yakın mesafeden vurarak kafataslarını kırmak da dâhil olmak üzere sakat bıraktıkları görülüyor. Ayrıca kadınlara ve kız çocuklarına karşı cinsel şiddet uyguladıkları da bildiriliyor.

El Fasher’den gelen raporlarda, insanların diri diri yakıldığı, yargısız infazlar yapıldığı ve belirli etnik gruplara yönelik planlı saldırılar olduğu belirtiliyor.

Omdurman İslam Üniversitesi’ndeki Dar al-Arqam yerinden edilme merkezi de dâhil olmak üzere çeşitli yerinden edilmiş kişiler merkezleri saldırıya uğradı. Raporlar ayrıca, tek bir olayda 22 kadın ve 17 çocuk da dâhil olmak üzere 60’tan fazla kişinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Katliamın faili, idam edilmek üzere olan kurbanlara V işareti yapıyor.

Görgü tanıkları ve yardım görevlileri, Reuters’a erkeklerin, RSF’ye zorunlu askerlik hizmetini reddettikleri için kadınlardan ayrıldıklarını, işkence gördüklerini ve infaz edildiklerini söyledi. Ayrıca, savaş esirlerinin infazlarını da bildirdiler.

RSF askerlerinin sosyal medyada paylaştığı görüntü ve videolar, sivillerin cesetleriyle poz verdiklerini ve genellikle “Zafer İçin V” işareti yaptıklarını gösteriyor. 31 Ekim’de, dört görgü tanığından biri, deveci savaşçıların El Fasher’den yüzlerce rehineyi yakındaki bir barakaya getirip infaz ettiklerini anlattı.

260.000 kişinin çoğunun hâlâ şehirde tutuklu olduğu tahmin ediliyor. Kaçmayı başaran mülteciler ve şehirde yakalananların diğer aile üyeleri, yakınlarının telefonları aracılığıyla RSF askerlerinden, serbest bırakılmaları karşılığında 20 ila 20.000 ABD doları arasında değişen fidye talep eden telefonlar aldıkları bildiriliyor. Birçoğunun RSF’ye “çaresizce” para gönderdiği düşünülüyor.

İnanılması Güç Hastane Katliamları

Şehrin faaliyette olan son hastanesi olan Suudi Doğum Hastanesi’nde en az 460 ila 500 doktor, hasta ve hasta refakatçisinin öldürüldüğü bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü, cinayetleri doğrulayarak, RSF’yi dört doktor, bir eczacı ve bir hemşireyi rehin almakla ve serbest bırakılmaları için 150.000 ABD dolarından fazla fidye talep etmekle suçladı. Hastanenin içinden çekilen görüntülerde askerlerin çok sayıda sivili öldürdüğü görülüyor. Sudan Doktorlar Birliği, diğer sağlık tesislerinde yaklaşık 1.200 sivilin daha öldürüldüğünü iddia etti.

Darfour katliamından beri Sudan da işlenen katliamın bilançosu kimine göre korkunç.. 2 milyon kişi hayatını kaybetmiş

Kadınlar iğfal edilip öldürüldüler, 2025 senesinde 10 milyon kişi göç etti ve göç sırasında hayatlarını kaybeden yüzbinlerce kişi oldu.

Basın susturulurken ve devletler Sudan katliamlarını ört bas ederken, gizli çekilen video ve fotoğraflar içler acısı.

Konuşulmuyor, yazılmıyor, tartışılmıyor, insanlık utansın. Gazze ile Ukrayna ile uyutuluyor dünya halkı. Bazı videolara bakamadım, diri diri yakılan insanlar varmış videolarda 2025 senesinde.

Her zaman dedim… Kâinatın çöp tenekesi dünyamızın gerçek hali işte bu!

Petrol yok, gaz yok, dünya için gerekli madenler yok… Bırakın katledilsin insanlar…

Halk neymiş? Kuru kalabalık!

Ve susan dünya politikacıları…

Hatırlayalım Darfour Soykırımını

Lakin gerek Fransız medyası, gerek İngiliz veya ABD medyasına baktığımızda çelişkiler gördüm. Cehalet ve gerçekleri siyasi yolda anlatma yolları Darfour soykırımındaki gerçeklerini tam olarak anlayabilmiş değilim. Rakamlar çok değişik ama genel bakış hemen hemen aynı…

Halk yok yere katledilmiş, kadınlar iğfal edilmiş, insanların bir kısmı diri diri yakılmış vb vb vb.

Yani ancak ve ancak insan kılığındaki vahşi yaratıklar tarafından yapılabilen her kötülük yapılmış.

Bir basın mensubu şöyle izah etmiş… Darfur soykırımı, Sudan’ın batısında devam eden çatışmalar sırasında etnik Darfuri halkının sistematik olarak öldürülmesidir. Aksi yönde iddialar ve Sudan eski devlet başkanı Ömer el-Beşir’ce böyle bir soykırımın olmadığı buradaki katliam olduğu iddia olunan olaylara Sudan ordusunun katılmasının söz konusu olmadığı ve rakamların şişirildiği belirtilsede Fulani, Masalit ve Zaghawa etnik gruplarına karşı yürütülen soykırım iddiaları, önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1769 sayılı kararı almasına sonrasına Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) insanlığa karşı suçlar, tecavüz, zorla nakil ve işkence suçlarından şu anki Sudan eski devlet başkanı başta olmak üzere birçok kişiyi itham etmesine yol açmıştır.

2003 ve 2005 yılları arasında tahminen en az 200,000 kişi öldürülmüş.

2023 yılında, Sudan’daki bir başka savaşın yan etkisi olarak Masalit halkına yönelik etnik şiddet yeniden alevlenmiş ve etkilenenlerin çoğunun Çad’a kaçmasıyla sonuçlanmış ve bir başka soykırımın (Masalit Soykırımı (2023)) tırmanışını başlatmış.

Sudan bir insanlık trajedisidir…

Kara cehaletin masum insanlar üzerinde işledikleri vahşeti açık açık gösteriyor.

Bakın şimdi konuyu nerden nereye getireceğim.

Hazır olun.

Diyorlar ki kâinatta başka medeniyet yok…

Kafaya bak…

He yok, aynen… Sadece bizim gibi 8 milyar ne oldukları belirsuz insan var.

Ulan adamlar aptal mı? Ki dünyamızın yer aldığı güneş sistemimize yakın bir yerde medeniyet kursunlar? Veya Dünya Hapishanesini kendi medeniyetlerinin yakınlarında kursunlar?

Bu dünya bizler için, ceza yeri, ruhların ehlileştirme yeri, sadece görünüşte değil, gerçekten insan lakabına girebilmemiz için bir imtahan yeri.

Geliyor ruhlar ana rahmine, ıslah olmak için… Olmadı mı? Yine gelecekler, taa ki aydınlanana kadar. Cezalar bu vücuda girdikten sonra ödenecek… Anladıysak, ne ala, gelecek renkarnasyonda daha refah bir hayat süreceğiz.

Devam etmeyeceğim. Anlayan anladı, anlamayanlar için de kusura bakmayın zamanınızı aldım.

Evcil hayvanlardan ders almamız lazım… Gerçekten… Onların tek arzuları sevgi görmek… Çiçekler bile, bitkiler bile…

Ruh taşıyan hayvanlar ve bitkiler bizlere ne kadar acıyordur acaba?

Ah bi konuşabilseler…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Nadir Topçuoğlu dedi ki:

    Bizim hükümet hangi tarafı destekliyor?