Hamdi Topçuoğlu Bodrum Gündem

Büyük Ustaya Saygı
Prof. Dr. Nevzat Atlığ, kuşkusuz ki Türk sanat müziğinin çağlara isim bırakan üstatlarındandır. Onu iki yıl önce bugün sonsuzluğa uğurlamıştık. O bana göre yalnızca müziğimizin değil; insan olmanın da üstadıydı. Ne mutlu bana ki onunla aynı kentte, aynı mahallede yaşama şansını yakaladım. Dahası onunla kimi zaman baş başa, kimi zaman...
Büyükelçi A.Süha Umar’ı Dinlerken
Ben, devlette sorumluluk üstlenmeye aday herkesin koltuğunu altına iliştirilecek kitaplardan birinin Balasagunlu Yusuf Has Hacip’in bundan 954 yıl önce devrin hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a sunduğu Kutadgu Bilig olduğuna inanırım. Hani günümüzde iktidarın bir türlü vazgeçemediği mülakat var ya, inanın yurtdışına göndereceği her temsilciyi, o kitabın “elçi”nin özellikleri bölümünde anlattığı vasıflarla...
Bardakçı, Zeki Müren ve Eylül
-Bardakçı! Sesi gür, kesin. Dildeki “en az çaba yasa”sını en iyi uygulayanlardan biri olmalı.  Gözleri rıhtımda yürüyenlerde: -Salmakis! -Salmakis, Azka! O seslenirken cümlem yarım da kalsa susuyorum. Beni de laf olsun diye dinlediğinin farkındayım. -Teknenin adı niye Barbaros? -Barbaros’un torunlarıyız ya! Oğlumun adı da Barbaros. -Bu tekneler Bardakçı’dan başka yere...
Likya Moru Bir Kadın: Mine Arasan
Bu yazıyı son kitabın için yazmıştım. Dilerim gittiğin yerde de mutluluk saçmaya devam edersin. Üzüntümüz çok. Likya Moru Bir Kadın: Mine Arasan Ne zaman Mine Arasan’la karşılaşsam Frederich Schiller’in o ünlü “Die Ode an die Freude”  “Sevinç Türküsü” şiirinin dizelerini anımsarım: “Wem der große Wurf gelungen, Eines Freundes Freund zu...
Kehanet Değil
“Kurak daha kurak; sulak daha sulak olacak” “Küresel ısınmanın yoğun olduğu yörelerde yağmur yağmayacak mı?” “Yağmurlar uzun aralıklarla, ani sağanaklar halinde yağacak. Seller ve kuraklık bir arada yaşanacak. Küresel ısınma, iklim krizini doğuracak. Bu, daha ağır krizlerin yolunu açacak…” “Mesela?” “Gıda krizi… Salgınlar…” Bunları 1980’li yılların sonunda kendisinden dinlediğim bir...
Yeni Yıl Masalı
İsteyen okuyup uyusun; isteyen uyanıp okusun… Nihayet bu bir masal… Zaman zaman içinde ülkelerin birinde  “umut” ve “hayal” adlı iki genç varmış. Ne zaman darda bir insan görseler hemen imdada koşarlarmış.   İnsanlar pek memnunmuş “umut” ve “hayal”le yaşamaktan. Gel zaman git zaman, o ülkede insanlar, her işi “hayal” ve “umut”a...
Zeytin Günleri
Bu günler, yöremizin zeytin günleri. Her zeytinlikte insanlarımız zeytin topluyor. Traktörler, yollarda ya zeytin taşıyor, ya zeytinyağı. Yağhanelerin küresel krizi düşünecek vakti yok. Nice yıldır, zeytin günlerinde buralarda olamadığımdan, ne zeytinliklerde köylülerle yarenlik edebilmiş, ne bir yağ fabrikasına zeytinin yağa dönüşümünün gizemli sürecini izleyebilmiştim. *** Muammer Beyi, geçen hafta tanıdım....
Altılı Masa ve Demokratikleşme
Şair-i azam Abdülhak Hamid Tarhan’ın dedesi Abdülhak Molla saray hekimiymiş. Bebek’teki yalısı aynı zamanda eczanesiymiş. Giriş kapısında: “Ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı” yazılıymış. Altı liderin açıkladığı Anayasa taslağını bütün sorunlarımızın ilacı bulunmuş gibi sevinç çığlıkları atarak anlatanları dinlerken aklıma bu vecize geliverdi. Yazıya böyle başlayınca, sakın ola ki yapılan...
Susalım Mı?
“Sus!” dedi eşim. “Dezenformasyon yasası var. Bu saatten sonra seni cezaevi kapılarında bekleyemem.” “Vallahi dezenformasyon yapan ben değilim. Sen devlet sırlarını sağır sultana bile enforme  (bilgilendirme) edenlere bak. ” dedim. Bu yüzden çok şey beklemeyin bu yazıdan. Bu öylesine bir yazı. Susalım Mı? Gecenin bir saatinde bir şiirin izini sürüyorum....
Zeytin Adama Mektup
O gün, seni doğduğum odada zeytin dalları serpiştirilmiş çarşaflar altında ebedi uykuna dalmış görünce “zeytin yaprağında, ay ışığı dondu” demiştim. Çok çok eskilere gidivermişti belleğim: “Baba bu ne?” “Delice…” Bir dağ yamacındaydık. Hava ayaz. Kazmayı delice köklerine vurdukça ‘Hıhh!’ diye bir ses çıkarıyordun. Kazmayı daha güçlü sallamak için böyle bir...
Bir Alay Gökçe Güvercin
Güneş, gecenin yorganını henüz üstünden atamamış. Gökyüzü haza irin dolu dev bir yara. Dünden bu yana yağan küllerle yaprakları kırlaşmış asmalarda çıt yok. Tam da olgunlaşmaya yüz tutmuş salkımlar şaşkın. Bense çaresiz, üzgün dahası öfkeliyim. Bağın içinde bunca zamandır üzümlerini besleyip büyüten asmalara ne diyeceğimi bilemeden dolaşıp duruyorum. Her kül...