Uzaylılar – Ronald Karel Bodrum Gündem yazıları…

Ronald Karel
Ronald Karel
  • 26.09.2020
  • 4.750 kez okundu

Hep merak etmişimdir, nasıl oluyor da bizim güneş sistemimizde hayat var da, milyonlarca başka sistemlerde hayat olamaz diye? (düşünenlere)

İnsanoğlu dünya kurulduğundan bu yana görmediği tabiat olaylarından korkmuştur. İnsanoğlu yaşamını bu dünya üzerinde kurduğundan kısacası her zaman kendi yarattığı hayat sisteminin içerisine gömülmüş ve belli başlı bilimsel kurumlar hariç, uzayı ve kainatın nasıl olduğunu, uzayın sınırlarının nasıl olabileceğini vb. gibi soruları hep es geçmiştir. Her bir UFO görüldüğünde otomatik olarak

-“Yok o Çin uçağıydı…”

-“Yok, bilmediğimiz model bir Sovyet uçağıydı…” diye kendi kendisini aldatmıştır.

Ah be kardeşim, nu neyin korkusu?

Gelseler ne olur? Gelmeseler ne olur, var olsalar ne olur olmasalar ne olur?

Zaten bunların arasında bizden bin kere daha gelişmiş toplumların olması çok muhtemel. Ben maalesef dünyamız dışında daha ilkel yaşayan bir gezegen olabileceğini zannetemiyorum. Ama aptal mı bunlar bizim gibi 8 milyar dangalağı ziyaret etsinler? Bizler daha kendi yaradılışımızı çözememiş, birbirimizi yiyen 8 milyar garibanız.

-Yok efendim, bizden başka kimse yok!

-Yok ya!?

-Bu ne aroganlık? Kendimizi kainatın merkezi mi sanıyoruz?

Vah kainata eğer öyleyse.

8 milyar insanın bugünkü yaşamı bakın neye dayanıyor. Vay senin rengin siyah, vay senin rengin beyaz, ya da sarıbenizli. Yok dinin şöyle, yok dinin böyle, ya da şu pasaportu taşıyorsun velhasıl bu ülkeye giremezsin…

Irk ve dinlerin yanısıra siyasi farklılıklar yüz milyonlarca insanın katledilmesine sebep olmuştur. Sovyetlere komünizm geldi, darbeyi yapanlar herkesi soydu ve Sovyetler yıkılınca trilyoner olup yatlar, uçaklar, futbol takımları satın aldılar. Daha komünizmi alkışlayanlar var dünyanın dört bir köşesinde.

Almanya da Yahudi anasını sevmediği ve ressam olamadığı için hırsını Yahudiler başta olmak üzere 15 milyon insanın canına kıyarak alan bir deli ve sürüsü ardından Moskova da ‘eşitlik’ zırvalaması sözüyle birkaç milyon insanın canına kıyan başka bir deli çıktı ortaya. Yaz, yaz bitmez!

Demokrasi adına, Orta Doğu yerle bir edildi, katliamlar oldu. Allah adına emperyalist güç(ler) kendi ülkelerinin on binlerce km uzağında kıyım yaptılar.

Şimdi Avrupayı sömürüyorlar.

Uzaylılar manyak mı ki burayı ziyaret etsinler?

İki paralık teknoloji imal ettik diye kendimizi kainatın merkezi ilan ettik.

Biz insanlar, Yüce Yaratanın bize bahşettiği tabiatın altını üstünü getiriyoruz. Zevk için hayvanları katlediyoruz, okyanusları ve denizleri mahvediyoruz, ozon deliğini delecek kadar cahiliz, ırkçılıkta üstümüze yok, bazı fakir ülkelerde para için çocuklar satıyoruz, ormanları yakıyoruz, alçak atmosferi karbondioksit ile mahvettik, sonra çıkıp bütün uzayda sadece biz varız diye kendimizi rasyonel zannediyoruz.
“Ben ayakları yerde bir insanım” diye övünüyoruz.

Arthur Clark’ın dediği gibi, ‘Uzayda eminim çok akıllı yaratıklar var ama buraya gelmeyecek kadar çoook akıllılar.’

Güneşimiz, galaksimizdeki 100 milyar yıldızdan biridir. Galaksimiz, evrende yer alan milyarlarca galaksiden biridir. Bu muazzam büyüklükteki tek canlı olduğumuzu düşünmek varsayımın doruk noktası olacaktır, diyor meşhur Carl Von Hake.

Kusura bakmayın havalı oturmuşum ama başka resim yoktu…

SETI Enstitüsü (seti.org)

Ben SETI’de 3 ay kadar bulundum ve ofisim vardı. SETI’nin resmi görevi, uzayda canlı var mı? konusunu araştırmak ve uzaylıların dünya ile ilişkilerini çözmekti. GeoCosmo nun kurucusu Dr. Friedemann’ın ofisinin tam karşısında ufak bir laboratuvarımız vardı, 5-6 metre sağında ise kendi çalışma bölümüm vardı. Tabii ki bizim araştırmamız başkaydı.

Meşhur Carl Sagan Araştırma merkezi de SETİ ye bağlıdır.

SETI deki 232 numaralı laboratuvarda Dr. Freund ile ufak denemeler yaparken. Ayrıca bazı akşamlar NASA Ames ten birkaç uzman gelirdi, çay içerek beyin cimnastiği yapardık. Daha çok odaklandığımız konu güneş rüzgarlarının dünyanın yörüngesine yapabileceği olası tesir ve meydana gelebilecek olası depremler konuşulurdu.

Yukardaki resimde ise yayınlanan bir makalenin posteri SETI duvarlarında asılıydı. Burada da güneş patlamaları ile ‘gravity’ iletişiminden bahsediliyordu.

Haftalarca SETI de çalışanların ağzından uzaylılarla irtibatın kurulup kurulmadığına dair laf almaya çalıştım. Hiçbir ciddi cevap alamadım. En sonunda çok samimi olduğum bir hanıma ‘Öyleyse neden burayı açık tutuyorsunuz? Washington D.C. deki NASA’nın merkezi sizi finanse ediyor ama bir sonuç alamadıysanız neden kapatmıyorsunuz?’ gibi buna benzer kibarca bir cümle sarf ettim. Birkaç kadeh şarap içmişti ve bana yavaşça ‘Boşuna uğraşma burada sadece data-veri toplanıyor. Bize ‘devam’ diyorlar, biz de devam ediyoruz, zaten başka araştırmalar da yapılıyor’ diye cevap verdi. Anladım ki SETI sadece ilk basamak, işler daha tepelerde çözülüyor. Üstelik acaba bu hanımın dedikleri ne kadar doğru?

Bir sabah uyanacağız ve artık dünya oturulamayacak ve yaşanamayacak hale gelince milyonlarca uzaylı bizleri fethedecekler ve dünyaya yeni bir düzen gelecek, diyenler var.

Hele bizim ülkeye gelsinler önce…

Maraş’ın dondurması, Adana’nın kebabı, Kayseri’nin pastırması, Karadeniz in fındığı, Gaziantep’in baklavası, misafirperverliğimiz de cabası. Aynı anda 4 mevsim yaşayan bir ülkeyiz, yakışıklı erkeklerimiz, güzel kızlarımız var.

Yaz yaz bitmez gayrı!

Emin olun uzaylılarla çok kısa bir zamanda en sıkı fıkı olabilecek yegane toplumuz yeryüzünde. Onları kafa göze alıp hemen teknolojilerini kullanma hakkını da kazanırız ve birkaç ay sonra Karaköy meydanından sesler yükselir.

“X567-17” gezegenine iki kişi daha! Ablam al kızını gel orası çok güzel” diye dolmuşçuluğa da başlarız vesselam.

Aynı zamanda biraz daha uzaktaki dolmuş durağında “abim gel Y0066-69’de mini etekli kızlar var…”

Şaka bir tarafa, hiç merak etmeyin kimse gelmez…

Taaaa ki biz dünyayı artık yaşanamaz hale getirene kadar…

O zaman kendi düşen ağlamaz…

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. süleyman meriç dedi ki:

    Bay Roland Karel,ilgi duyduğunuz bilimsel konularda ki,bilgi ve tezlerin bir çoğuna ilişkin eleştiri yapabilecek bilimsel verilere sahip değilim.Sizin de her konuda bilgi sahibi olabileceğeniz iddiasında olmadığınıza inanıyorum.Bu anlamda kuru bir anti komünizm slogan’cılığı yerine ,bilimsel eleştirilerinizi yazın ya da ,az,yanlış bildiğiniz konularda yazmayın ki hiç olmazsa yazdığınız yazılardan tat alma hakkımızı elimizden almayın.İyi çalışmalar dileğiyle.

  2. Nasfet iristay dedi ki:

    Sayın karel her şeyi yazmamışsınız zannederim ilave edecek çok veriler var..

    1. ronald karel dedi ki:

      Evet çok şey var… Uzaylılar konusunda yığınla kitaplar ve veriler yayınlandı birçok dilde. Sahte dedileri fotoşopte yazılmış veriler dediler.

  3. ronald karel dedi ki:

    Eleştiri için çok teşekkürler, burada yaptığım eleştiri yaşamın tümüne ait, insanoğlunun genel yaşam şekline aitti, ciddiye alınacak bir durum yok. Hangi siyasi düşünce olursa olsun zaten yürümedi. Sağ da öyle sol da öyle. Genel dünya tablosu ortada. Hassasiyetiniz için çok teşekkürler

YORUM YAZ