enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Kadem Mete’den yangınlar sonrası çarpıcı iddialar

Kadem Mete’den yangınlar sonrası çarpıcı iddialar

Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete yaptığı yazılı basın açıklamasında Muğla’nın çeşitli ilçelerinde yaşanan ve yaklaşık 11 gün süren yangınlar ile ilgili genel bir değerlendirmede bulundu. Mete açıklamasında söndürme esnasında kullanılan hava ve kara araçlarının yetersiz olmadığının altını çizerken tartışmalara konu olan THK söndürme uçakları ile ilgili kurumun aldığı paralara rağmen uçakları kendilerinin çürümeye terk ettiğini iddia etti.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, bugün yaptığı yazılı basın açıklamasında yaşanan yangınlar ile ilgili genel bir değerlendirmede bulundu. Mete, “Yangın sahalarında kahramanca mücadele eden tüm vatandaşlarımıza minnetlerimi sunuyor, yangın söndürme çalışmalarında can veren tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.” Dedi.

Kadem Mete açıklamanın devamında bu zorlu süreçte devletin tüm kurumlarının seferber olduğunu, gencinden yaşlısına pek çok vatandaşın canı pahasına yangınla mücadele ettiğini ifade ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bakanlara, il yönetiminden tüm partililere kadar uzanan uzun bir teşekkür listesi yayınladı.

Kadem Mete ayrıca yangınlarla mücadelede Orman Teşkilatının yanı sıra Büyükşehir ve tüm ilçe belediyelerine de ciddi katkıları için teşekkür etti.

Hükümetin daha ilk günden itibaren üzerine düşeni en iyi şekilde yapıp takviye hava ve kara araçlarını temin ettiğini ifade eden Mete, Zarar Tespit Komisyonları’nın Valilerin riyasetinde çalışmalarını hızla başladığını söyledi.  Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete yaptığı yazılı basın açıklamasının detayları şöyle;

“Yangın Söndürmede Kullanılan Kara Ve Hava Aracı Sayımız Yetersiz Değildi…”

Bu sırada yangınların çıkış sebebine ilişkin çok çeşitli iddialar ortaya atıldı. Hava sıcaklıklarının kırk derecenin üzerine çıkması, nem oranının düşmesi gibi nedenlerin bu yangınlara sebep olması ihtimalinin yanı sıra bu yangınların terör örgütlerinin işi olabileceği konuşuldu. Hükümetimiz, yangınların çıkış anından itibaren bütün ihtimaller üzerinde durdu. Polis Teşkilatımız bütün araştırmalarını yaptı, yapmaya da devam ediyor. Bunun sonucunda alınan istihbaratlar, yürüyen soruşturmalar ve gözaltına alma gibi durumlar olsa da şu an için söylenecek tek söz, bu yangınlarda hayatını kaybeden vatandaşlarımızdan yanan ormanlarımıza ve telef olan hayvanlarımıza kadar yitirdiğimiz her bir canın hesabını mutlaka soracağız.

Helikopter ve uçak sayısı tartışma konusu oldu. Birkaç işgüzar, gökyüzünü videoya çekip “Nerede, hani helikopter?” şeklinde halkı galeyana getirme yolunda açıklamalar yaparken hemen yakınlarından geçen söndürme uçaklarının ve helikopterlerin gürültüsü videoyu izleyenlerce duyuldu, görüntülerineyse başka kameralar vasıtasıyla şahit olundu.

Şu iyi bilinmelidir ki yangın söndürmede kullanılan kara ve hava aracı sayımız yetersiz değildi. Manavgat’ta başlayan yangınların eş zamanlı olarak ilimizde de baş göstermesi nedeniyle mevcut hava araçlarının aynı anda her yere müdahalesi mümkün olamadı, hava koşulları nedeniyle de yangınların bir anda geniş alanlara yayılması, söndürme koşullarını iyice zorlaştırdı. Fakat hava aracı takviyeleri, denizden ve karadan müdahalelerle, yangınlara mümkün olan en kısa sürelerde müdahale edildi.

Tabii muhalefet bu sırada hiç boş durmadı ve vatandaş üzerinde “Yanan bölgeler tekrar ağaçlandırılmayacak, imara açılacak,” algısı oluşturmaya çalıştı. Bunların bu söylemleri tamamen yalandır.  Anayasa’nın 169. maddesi açık ve nettir. Buna göre yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, orada bir yapılanmaya gidilemez. Ayrıca bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık da yapılamaz. Halkımızın gönlü ferah olsun. Biz bu bölgelerde hızla ağaçlandırma çalışmalarına başlayacağız.

THK Aldığı Paralara Rağmen Uçakları Kendileri Çürümeye Terk Etti…

Bir diğer algı operasyonu, THK uçaklarının neden kullanılmadığı, hükümetin bu uçakların bakımlarını neden yapmadığı yönündeydi. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki THK bir devlet kurumu değildir. THK’nın elindeki uçaklara yönelik tartışma yeni bir tartışma hiç değildir. Bundan birkaç yıl önce kurumun elindeki uçakların yetersiz olduğunu, Türk Hava Kurumu’nun mezarlığa döndüğünü ve mevcut yapısıyla bir yere varılmayacağını Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan dile getirmişti. Buna rağmen THK yetkilileri, gerekli adımları atmadığı gibi çalışır durumdaki uçakların bakımını yaptırmayarak hepsini çürümeye terk etti. THK 1985’den itibaren Orman İdaresi’ne yangın söndürme hizmeti vermiştir. Yani tedarikçi bir kurum olarak hizmet vermiş ve bunun karşılığında ciddi bedelleri Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan almıştır. Buna rağmen filosunu genişletmemiş, mevcut uçaklarını modernize etmemiştir. Uçakların bakımını yaptırmayan, kurumun eski yöneticileridir. Kurumun finansal sıkıntısı nedeniyle bakım ve onarım ihtiyacı giderilmediği için uçaklar uçuşa elverişli değildir. Kurumun içine düştüğü durumu kara propagandayla hükümete yöneltme çabalarını hayretle izliyoruz.

Bu süreçte maalesef sosyal medyada pek çok yalan haber dolaştı fakat aziz milletimiz bu kirli oyunlara şükürler olsun ki inanmadı. Bu bağlamda yüce milletimize bir kez daha minnetlerimi sunuyorum.

Ciğerlerimizin yandığı bu süreçte millet olarak çok üzüldük, fakat devletimizin gücüyle milletimizin bu denli birlikte hareket ettiğini görmek bizleri çok gururlandırdı.

Tüm yaraları sarmak adına hükümetimizin çalışmalarına hızla devam ettiğini tüm vatandaşlarımızın bilmesini ve gönüllerinin rahat olmasını yürekten temenni ediyorum.

Tüm bu duygu ve düşünceler içinde, tekrar böyle bir afeti yaşamamayı Rabbimden niyaz ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selâmlıyorum.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.