enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Kadının Gücü

170 yıl önce binlerce dokuma işçisi kadının daha iyi koşullar, eşit işe, eşit ücret diyerek yaktığı direniş ateşinin tarihe mal ettiği bir 8 Mart’la daha buluştuk. Son dönemlerde kapitalist sistemin her şeyi kendine kâr amacıyla dönüştürdüğü, özünü yok ettiği bir süreç içinde çeşitli etkinlik ve söylemlerle kutlanacak yine. Unutulmamalıdır ki 8 Mart kanlı ve çok zorlu bir süreçten sonra kazanılmış bir haktır. Bugün 8 Mart kim tarafından, hangi vesileyle gündeme alınırsa alınsın, kadınların verdikleri özgürlük ve eşitlik mücadelesinin önüne geçirilmemelidir.

Dünya Ekonomik Forum (WEF) her yıl cinsiyet eşitliği raporu yayınlıyor. 2020 raporuna göre 153 ülkenin bulunduğu sıralamada Türkiye 130. Sırada yer alıyor. Rapora göre kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmaları için en az 100 yıl, erkeklerle eşit ücret koşullarına sahip olabilmeleri için ise 257 yıl geçmesi gerekiyormuş.

Peki kadınlar çok şey mi istiyorlar, 21. Yüzyılın sonlarına geldiğimiz bu günlerde. Neler mi, eşit çalışma koşulları, eğitimde eşitlik, evleneceği kişiyi özgürce seçmek, hangi partiye oy vereceğini, nerede nasıl gezeceğini, neyi giyip giymeyeceğinin kararını kendisinin vermesini, yanında erkek olmadan rahatlıkla oturabileceği parkların, güvenli dolaşabileceği sokakların olmasını istiyor. Sadece kadının üreme ve ev işlerini yapmasının asli görevi olmadığının anlaşılmasını istiyor. Çalışma yerlerinde psikolojik tacize uğramamayı, kayıt dışı çalıştırılmamayı istiyor. Bunlar çok mu ağır talepler acaba?

Peki tüm olumsuzluklara ve sıkıntılara rağmen biz kadınlar ne yapmalıyız? Özellikle genç kadınlar karşılaştıkları tüm sorunlara karşı durmaktan, direnmekten asla vazgeçmemeliler. Bunun içinde önce enerjilerini ne için harcamaları gerektiğini bilmeleri yani hedeflerini belirlemelidirler. Ancak o zaman kendilerine de zaman ayırabilir ve sağlıklı yol alabilirler. Sorumluluk almaktan ve öğrenmekten asla çekinmesinler ve en önemli ayrıntılardan biri de saygı duydukları, mücadelede yol almış öncü kadınları ve yaşanmışlıklarını iyi dinlesinler. Ancak o zaman hızla değişen toplumsal, siyasal değişimlere, dinamiklere ayak uydurabilirler. Sosyal, siyasal ve ekonomik alanda yer bulabilirler.

Kadın yoldaşım, kız kardeşim, unutma seni senden ve aynı yollardan geçen bir diğer kadından daha iyi kimse anlayamaz. Sahip çıkamaz, destek olamaz. Tünelin sonundaki ışığı artık tüm kadınlar görmelidir ve gereğini yapmalıdır. Pandemi diyerek uzun süre evlere kapandık. Zoom toplantılarıyla buluştuk. Evde bol bol ekmek yaptık, boncuk dizdik. Dizilerin, filmlerin esiri olduk. Pandemi sürecinde her gün  iki kız kardeşimiz onları çok sevdiğini söyleyen, kocaları, erkek kardeşleri kısaca erkekler tarafından katledildiler. Tacize, tecavüze uğradılar. Bu süreçte zorluklarla elde edilen kazanımlar siyasal otoritenin anlayışı ve kadınların meydanı boş bırakmaları sonunda kaybedildi. İstanbul sözleşmesi bile tartışılır, uygulanmaz duruma getirildi.

Kadın yol arkadaşım, kız kardeşim pandemi sürecinde kaybedilen kazanımların veya yönetenlerce uygulamak için fırsat görülen kabul edilemez durumların derhal geri alınması ve daha ileriye taşınması için ortak değerlerde buluşulması partiler üstü dayanışmanın sağlanması şarttır. Sorun AKP’li, CHP’li, HDP’li, İYİ Partili, Başörtülü, başı açık, türbanlı, inanan, inanmayan kadınların sorunu değildir. Sorun, kadınların ortak sorunudur.

Görüyorum, bugün kadınlar toplumun her alanında değişime öncülük ediyorlar.

İnanıyorum, değişim kadınlarla gelecek.

Özgürce, barış içinde, adaletli yaşayacağımız günler kadınların inançla, sevgiyle dayanışma içinde sürdürecekleri mücadeleleriyle gelecektir.

3 Mart devrim yasalarının kabul edildiği gün, 8 Mart dünyanın yarısını oluşturan kadınların binlerce yıldır eşitlik ve özgürlük savaşını veren kadınların mücadele günü.

Kutlu olsun birbirini tamamlayıcısı olan iki devrime. Laiklik devrimi ve kadınların devrimine, selam olsun, anıları önder olsun, mücadelede yol alanlara, önder olanlara, omuz verenlere.

8 Mart 2021 / Nuran Yüksel – Bodrum

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.