Sesin Ötesinde: Sessizliğin Dili

Zülal Ezgi Onat – Psikolog, Çello ve Piyano Sanatçısı Sanatı hem bir varoluş biçimi hem de bir iyileşme aracı olarak görüyor. Müzik eğitimi ve sahne deneyimini psikoloji alanındaki birikimiyle birleştirerek, çocuklar ve gençlerin duygusal gelişimini destekleyen sanat temelli çalışmalar yürütüyor. Sosyal ve duygusal zorluklar yaşayan gruplarla gönüllü olarak çalışmalar yaptı; hastane temelli klinik programlarda yer alarak sanatın ve oyunun iyileştirici gücünü yakından deneyimledi. Sanatla iç içe olmayı, terapötik süreçlere ve insanın katmanlı doğasına bütüncül bir bakış geliştirmek için sürdürüyor. Yolculuğunu, sanatın dönüştürücü gücünü psikolojiyle buluşturarak çocuklar ve gençler için yeni ifade alanları yaratmaya adıyor.

    Bazı sözler yüksek sesle söylenmez. Kimi zaman bir bakışın ucunda asılı kalır, kimi zaman bedende bir gerilim olarak yerleşir, kimi zaman da tam söylenecekken yarım kalır. Bu yazıya başlarken aklıma gelen ilk görüntü, René Magritte’in The Lovers tablosu oldu. Yüzleri beyaz bir bezle örtülü iki âşık, birbirlerine yaklaşırken aslında görünmez bir mesafeyi taşırlar. Konuşmak ister gibidirler ama arada söze gelmeyen bir şey vardır. Bu örtü, yalnızca iki yüzü değil, belki de söylenemeyenleri, ertelenen cümleleri, yanlış anlaşılma korkusuyla yutulan kelimeleri de gizler. Belki de yakınlık, yalnızca aynı sesi değil, aynı sessizliği de birlikte taşıyabilme cesaretinde saklıdır. Magritte’in yarattığı bu sahne, bize önemli bir şeyi fısıldar: Yakınlık her zaman açıklıkla gelmeyebilir; bazen en derin bağlar, sessizlikte kurulur.

    Bu sessizliğin içinden kulaklarımda yükselen müzik ise Franz Schubert’in Piano Sonata No. 20, A Majör – Andantino adlı eseridir. Eser ilerledikçe, insanın içinde kapanmamış bir defter gibi duran cümleler açılır. Bastırılan duygular, zamanında söylenememiş sözler, yalnızca içimizde yankılanan ama dışarı hiç çıkmamış sesler. Schubert burada kelimelerin taşıyamadığı duygulara alan açar. Söze dökülemeyen, ama varlığını inkâr edemediğimiz her şey, bu müzikte kendine bir yer bulur. Sanki bu duygular, söze dökülmeden anlaşılmak ister. İçsel konuşmanın bestecisi Schubert’te, müzik söylenemeyenin güvenli alanıdır.

    Psikolojik açıdan bakıldığında, söylenemeyenlerin ilişkilerde bıraktığı iz, çoğu zaman söylenenlerden daha derindir. Gestalt terapisi, insan deneyimini “tamamlanma” üzerinden ele alan bir yaklaşımdır; duyguların, tepkilerin ve ihtiyaçların fark edilip ifade edilemediği yerde, zihinde ve bedende kapanmamış izler kaldığını söyler. Bu kuramsal çerçeve, romantik ilişkilerde çok tanıdık bir yere denk düşer. Birlikteyken söylenememiş bir cümle, zamanla araya giren bir sessizliğe dönüşür. Verilememiş bir tepki, bir bakışın kaçırılmasında ya da sesin tonunda kendini gösterir. Bu yüzden insan, ilişkilerinde yalnızca söyledikleriyle değil; söyleyemedikleriyle de biçimlenir. Gestalt terapinin kurucularından psikiyatrist Fritz Perls, iyileşmenin her şeyin dile getirilmesiyle değil, kişinin ne yaşadığını fark etmesiyle başladığını vurgular. Çünkü bazı duygular konuşulmak değil, görülmek ister. Bu noktada dilbilimci Ferdinand de Saussure’ün dile dair yaklaşımı da anlamlı bir paralellik sunar. Anlam, tek başına sözcüklerde değil, aralarındaki ilişkide doğar. Tıpkı iki insan arasında olduğu gibi. Bazen aynı kelimeleri konuşuruz ama anlaşamayız; bazen de tek bir kelime etmeden, aynı sessizlikte buluşuruz. Romantik ilişkilerde yakınlık, yalnızca aynı sesi paylaşmak değil, gerektiğinde aynı sessizliği de birlikte taşıyabilmektir. Sözcük yoktur ama bağ vardır. Bazen tam da bu sessiz bağ, ilişkinin en gerçek yeridir.

    Evet, belki de tam burada durmak gerekir.
    Gerçek anlaşılma, kelimelerin bittiği yerde başlar.

    Bu hafta sessizliğin taşıdığı anlamı konuştuk; gelecek hafta ise bu sessizliğin derinliğinde kalabilme ve belirsizliğe tahammül edebilme hâline bakacağız. Seslerimizde olduğu kadar, sessizliklerimizde de buluşabildiğimiz bir hafta olsun.

    Sevginin ve sanatın ışığında kalın,
    Psikolog / Sanatçı
    Zülal Ezgi Onat

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.